Perşembe, Mart 15, 2007

NERDE KALMIŞTIK

Daha önceki yazılarımın birinde hayatımdaki keşkelerden bahsetmiştim. Birini unutmuşum, aklıma geldikçe de ilave edeceğim. Keşke CADI biri olsaydım. Kızdığında tabakları bardakları yere çalan, bağırgan..Eğer böyle biri olsaydım, bugünkü düzenimde olurmuydum, bu da koskoca bir soru işareti.. Hayır hayır olmazdı, Filozof beni boşardı kesin.. Neden yazdım bunları, bilmem? Unutun yazdıklarımı, sakin halim bana yakışan, insanları kırmadan.....

Filozof Ankara da, işleri var, onları hallediyor. Onsuz yaşam anlamsız. Çok yoğun yaşayan biri olmasına rağmen, birlikte geçirdiğimiz zamanlar dolu dolu olunca telafi ediliyor yalnız geçen saatleri. Hemen gelsin, özledimmmm...

Pazartesi günü saat üç gibi Filozof okuldan aldı beni, çiftliğe çıktık evin yapımını görmek amaçlı. Çelik direkleri dikmişler, aralara plakaları yerleştirmeye çalışıyordu ustalar. Beton ve tuğla işlevini çelik sağlıyor. Hazırlıksız gittiğim için fotoğrafını çekemedim, aşamalarını göstermek istiyordum oysa, olabildiğince diğer evreleri çekerim. Evdeki bütün bölümler ortaya çıkmış, plan da kullanım açısından iyi.. Deniz, orman, zeytin ağaçları, manzara nefis, sessiz, sakin ve huzurlu.. Bodrum da altlarda değil yani, birinci kat evler gibi, orası da zeytin ürünlerinin, meyvelerin, sebzelerin saklanma koşullarına göre düzenlenmiş, hatta rafları bile hazır, kısmi olarak kullanıma da girmiş bölümler bulunmakta. Bakalım gerçekleştirebilirsek, sauna bölümü bile düşünülmüş. Ben pek sıcakta kalamam ya, Filozof seviyor sıcağı ve terlemeyi..Tek kusuru, kırkküsur dana var çiftlikte, onların kokuları geliyor, yazın daha da kokacak, danaların barındığı bölüm başka bir yere alınmalı veya satıldıktan sonra yenileri gelmemeli..çok da sardırdı besiciliğe ama bakalım ne yapacak, o da yaşayamaz o kokuyla, biliyorum.. Daha önceki yazılarımda köpeklerimizden bahsetmiştim. Pekçok türde geldi gitti, Sibirya kurdu vardı bembeyaz önceki yıllarda, 6 ay eğitime de göndermiştik onu, çok asildi.. ama tavukları boğduğundan cezalandırıldı, başkasına verildi, askeriye gibi, başkalarının yaşam alanlarına girenler hemen uzaklaştırılıyor çiftlikten... Daha yaşına bile girmemiş, bize çok küçükken gelen alman kurdu CESİ miz var, pek tatlı, şımartıldığından biraz da sümdük.. Şimdi iki yaşında başka bir alman kurdu daha geldi başka bir şehirden, eğitimli, onların bölümleri diğer köpeklerden ayrı ama birbirlerini çok kıskanıyorlar. Birini seversen diğerini de seveceksin. Sivas kangallar da başka bir alem.. biri havlamaya başlayınca koro halinde devam ediyorlar.

Dün şehre indim, ucuzluk var ya heryerde, yeni kıyafetler aldım, giysiler bol geldiğinden. Eve gelince aldıklarımı bir daha denedim, kendime yakıştırdım doğrusu.. Akşam üzeri Ipanın mat. kursu vardı, ilk defa a gittiğinden annesi götürdü onu öğretmene, tanıştı, evini, ailesini gördü.. Ben de iki arada bir derede alış verişimin kalan kısmını tamamladım, saat yediye kadar zamanımız vardı bir arkadaşımıza gittik sohbete, ders bitiminde buluşup, eve dönerken ablamıza uğradık Ipa çok özlemiş teyzesini, bir saat kadar kaldık, döndük geldik evlerimize..

Bugün de işimdeyim işte, Filozof randevuları tamamlarsa büyük bir olasılıkla bu akşam dönüyor. Hepiniz sevgiyle kalın, kendinize iyi bakın...

8 yorum:

fikriminincegülü dedi ki...

Çiftlik hayatı, ağaçlar, hayvanlar valla çok imrendim. Ne güzel.:)
E danacıklar ne yapsın. Onların da kokuları öyle. Artık idare edicen.
Aldıklarını da güle güle giy. Bütün mağazalar indirimde şu sıra. Değerlendirmek lazım tabi.
Galiba arada bir Cadı olmak gerekiyor. Ama yapabilene işte...

Asortik Krep dedi ki...

Sen anlattıkça ben ortamı düşündüm :) Güzel olmalı ..

yalnızlar kraliçesi dedi ki...

Evet incegül, cadılığı da becerebilene..

sevgili asortik, bir tepenin denize bakan yamacında, bir tarafı kanyon ve orman, bir taraf deniz, zeytinlikler içinde, hoş bir manzara..

cenebaz dedi ki...

Cicilerini güle güle giy. Anladığım kadarı ile ev hızla tamamlanıyor. Çabuk bitecek gibi.Hayırlısı ile. Şimdi söyleyeceğime n'olur kızma ama ben şehirden uzakta yapamıyorum ya. Hani kızlar hep imrenmişler ya, bense sıkılmıyacak mı o sessizlikte, hayvanlarla, insansız diye düşündüm. Ben kalabalık ve egzoz (TDK'da böyle yazıyor) bağımlısıyım, n'apiyim:))

yalnızlar kraliçesi dedi ki...

Sürekli orada oturmayacağım ki çenebaz, ben de sevmem çok yalnızlık, hani arasıra kaçabileceğin amaçlı bir ev olacak işte, doğayla başbaşa kalacağın..

cadı dedi ki...

Tam hayalimdeki ortam, maşallah ne güzel. Güle güle oturursunuz umarım yeni evinizde. Bizde Doca ile ilerde düşünüyoruz o hazır evlerden yaptırmayı.

Cadı'lık deyince akan sular durur ama:) Benimde adım Cadı, hiç öyle bağırıp çağıran bir insan olamam ben. Amaaan korkarım öyle insanlardan!

Aldklarınıda güle güle kullan, bizde şu indirimler bitmeden bi Türkiye'ye gelebilsek tam süper olacak ama nerdeeee..

yalnızlar kraliçesi dedi ki...

Tatil amacınızı en kısa zamanda gerçekleştirmenizi diliyorum. Amirleriniz insafa gelirler inşallah..

nilly dedi ki...

Bir daha ki sefer fotograf makina unutma. Anlatiklarina bakinca cok huzurlu bir yer gibi gorundu bana. Umairim sizde huzurlu bir sekilde yasarsiniz orda.

Gecen gun cadilik yapayim dedim elime yuzume bulastirdim. Olmayinca olmuyor iste. En iyisi Tatli Cadilik :)